Genç kız bu sözlere çok sinirlendi ve elindeki su dolu bardağı genç adamın üzerine döktü. Genç adam önce bardağı yakaladı, sonra da genç kızın...
"Neden böyle davrandığımı bir türlü anlayamıyor. Bir tarafta aynı zamanda başlayan arkadaşlığım, öte yanda ise sevgilim. Bunca zamandan sonra ne değişti? Bir şeyleri yitirdim mi acaba? Yolunda gitmeyen...
Biliyor musun? Diye sordu genç kız. - Neyi? - Benim kıskançlığım çok farklıdır. Bazen onu erkek arkadaşlarından, hatta akrabalarından bile kıskanırım. Ya da başka şeyler...
Genç kız meraklı gözlerle adama doğru baktı. - Evet... Nedir o? - Ama şimdi zamanı değil. Bir gün, yani zamanı gelince söyleyebilirim ancak. - O...
-Sana bir şey sorabilir miyim? -Tabi neden olmasın. Tüm sorularını yanıtlamaya hazırım. -Ona ne oldu? Bir zamanlar onu sevdiğini öylemiştin. -Şimdilerde onu unuttum bile. -İşte yine aynı şey....
Deniz manzaralı bir otelin terasında oturmuş konuşuyorlardı. Genç adam uzaklarda geçen gemiye daldı. Bir zaman konuşmadan öylece durdular. "İşte yine üzüldü. Oysa ben öyle söylemek istememiştim....
-Sabahlara kadar oturmak ölçü mü sence? Ben sabahlar değil, günler, geceler, aylarca oturabilirim seninle. -Sen de iyi bir insansın. Hem de çok iyi. Benim sana...
-Teşekkür ederim. Burası çok gürültülü. Eğer istersen dışarı çıkıp biraz dolaşalım. Hem daha rahat konuşuruz hem de biraz açılmış olursun. -Az sonra gitmem gerekiyor. Biliyorsun arkadaşıma...
O akşam gittikleri diskotekte, arkadaşlarıyla birlikte eğlencenin doruklarındaydılar. Genç adamın mutluluğu gözlerinden okunuyordu. Çünkü o yanıbaşında ve daha önemlisi kollarının arasında dansediyordu. Zaman zaman da grup...
Genç adam ne zamandan buyana ağladığını bilmiyordu. Zaman bir yerlerde asılı kalmıştı onun için. Ve sonunda gözyaşları tükenmişti. Genç adam gibi... Kıpkırmızı olmuş gözkapakları...
"Bitti işte. Tanrım ne kadar da zormuş birisini kırmak. Ama seviniyorum... Öyle kararlıydı ki, bir daha kimse ona acı çektiremeyecekti." Adımları genç kızı deniz kıyısına götürmüştü....
"O mektubu yazmamış olmayı gerçekten çok isterdim. Aslında ona umut vermemek için yazmıştım, onu bu kadar üzen o satırları. Unutsun istemiştim beni... Çünkü ben ona hiç bir...
-Beni tanımak istiyordun. İşte ben buyum. Aynen mektuplarımda yazdığım gibi. Şimdi beni daha yakından tanımış oldun. Ama mektuplarımda yazdıklarım seni kırmak amacı taşımıyordu inan....
Genç kız çantasından makyaj malzemelerini çıkardı. Önce yanaklarına biraz allık sürdü, daha sonra da kalemle göz çevresini siyahlaştırmaya çalıştı. Genç adam denizin tuzlu suyundan...
- "Ben birlikte geçirdiğimiz günlerin sonundan korktum" Ne demek bu? Yarınları düşünmemek... Yoksa yarınları düşünmemek mi istiyorsun? Sence uzun süreli dostlukların önemi yok mu? Kendini...
Altınkum'a geldiklerinde, manzaranın doyumsuz güzelliği karşısında hayranlığını gizleyemedi genç kız. -Buraya ilk defa geliyorum. Bu kadar güzel olduğunu bilseydim, daha önce de gelirdim. -Bir de buralı olacaksın....
-Bu akşam, fuar nedeniyle Libya'nın verdiği bir kokteyl var. İstersen beraber gidebiliriz. Genç kızın siyah gözlerinde bir ışıltı belirdi ve hemen ardından da yitip gitti. -Çok isterdim,...
"O çok hoşlandığım parçaları bir araya getirip, bütünü oluşturamadığımdan, gelip geçici olmuştu tümü. İşte buldum dediğim anda yitirivermiştim duygularımı, heyecanımı..." -Bak buralar hep yosun bağlamış. Genç...
-Ne yapıyorsunuz? Diye sordu genç adam.-Çay demlemeye çalışıyoruz. Diye yanıtladı tüpü yakmaya uğraşan kız.-Ama bir türlü yakamadım. Sanırım gazı bitmiş.Genç adam gecenin ayazını hissetti. Hafifçe...
-Merhaba. Dedi zayıf olanı.-Merhaba. Genç adamın sesinde bir burukluk vardı. Yine o sahte gülümseyiş asılı kalmıştı suratında.-Ne yapıyorsunuz?Kız elindeki jetonları göstererek,-Hollanda'yı arayacağız ama telefon bozuk...
Yan çardağa yemek için gittiklerinde kızlar ve iki genç hala kumda oynaşıyorlardı. Kumsaldaki kalabalık ağır ağır dağılmıştı."Neden üzülüyorum? Kendimi bir türlü anlayamıyorum. Onlarla tanışalı ne...
Genç adamın yüzünde sahte bir gülümseme asılı kalmıştı. Bununla karşısındakileri kandırabileceğini sanıyordu.-Bu yabancılar hep böyle. Dün sizinle, bugün bir başkasıyla. Hem Türkiye'ye niçin geliyorlar sanıyorsun....
"Şakamı yapıyor acaba. Hadi karanlıkta denizi göremiyor, kokuyu da mı algılayamadı."-Fakat burası çok kirli. Diye fısıldadı genç adam.-Doğru. Galiba burada akıntı yok.-Evet. Eğer istersen limanın...
Genç adam dans edenlere çarpmamaya özen göstererek masaya doğru ilerledi.-Şarap kalmamış. Başka bir şey içmek ister misiniz?-O zaman meyve kokteyli alalım. Dedi kısa saçlı olanı.Genç...